
Cengiz Küçükayvaz’ın dövme yaptırma hikayesi üzerine röportaj
Fatih Serdaroğlu – Neden peri dövmesi yaptırmak istiyorsunuz?
Cengiz Küçükayvaz – Nişanlım, aşkım Züleyha’nın (Züleyha Karyağdı) isminin anlamı su perisi... Onu isim olarak vücuduma yazdırmak yerine bizim seçerek bulduğumuz bir su perisini dövme yaptırmaya karar verdim.
Fatih Serdaroğlu – Ne güzel bir aşk... peki bu dövmenin gerisinin geleceğini biliyormusunuz? Cengiz Küçükayvaz – Yok Fatihcim, düşünmüyorum. Bu kadar zaman içinde hiç düşünmemiştim. Ancak Züleyha’yla beraber ortaklaşa birşeyleri vücudumuzda taşımanın güzel olacağını düşündük. Ama bir taneyle yetinmeliyim.
Fatih Serdaroğlu- Neden peki?
Cengiz Küçükayvaz – Oyuncu olmak bazı sorumlulukları da beraberinde getiriyor. Asla dövme yaptırmaya karşı olmadım. Ancak tiyatro oyunlarımızda, sinema filmlerimizde vücudumuzla da gözükmemiz gerekiyor. Bu yüzden dövme olayını fazla abartmayı düşünmüyorum.

Işın Karaca ile dövme üzerine
Fatih Serdaroğlu – Dövmelerinizi ne zaman yaptırdınız?
Işın Karaca – Kelebek dövmemin altında başka bir dövme vardı. Yaklaşık 10 sene önce yapılmış basit bir dövmeydi. Onun üzerini bu kelebek dövmesi ile kapatttırdım.
Fatih Serdaroğlu – Başka dövme yaptırmak istiyormusunuz?
Işın Karaca – Artık fazla abartmayayım diyorum.
Fatih Serdaroğlu – Anladığım kadarıyla dövme yaptırma isteği var ama kendinizi tutuyorsunuz? (gülüyoruz)
Işın Karaca – Evet bu bir hastalık gibi daha fazlalarını da istiyorsunuz. Ama bu kadarla yetinmek gerektiğini düşünüyorum. Ha bu hiç yaptırmam anlamına gelmiyor ama... (gülümsüyo) kanıma girme!...
Fatih Serdaroğlu – Dövmelerinizin sahnede bir görselliği olduğunu düşünüyormusunuz?
Işın Karaca – Hiiiç öyle düşünmedim. Ben dövmem var diye ortalarda dolaşmıyorum ki, onlar benim bir parçam. Böyle birşeyin de sahnede görsellik adına kullanılması saçma geliyor bana. Ben sahnede de, özel hayatımda da doğal birisiyim. Yapmacık davranıp illa dövmemmi göstermeye çalışan özenti insanı değilim.

Rasim Öztekin ile dövme üzerine röportaj
Fatih Serdaroğlu - Dövmeniz var mı?
Rasim Öztekin – Dövmem yok, hiç ilgimde olmadı, istemedim de.
Fatih Serdaroğlu – Dövme popüler kültür malzemesi olarak sanatın her alanında kullanılmaya başlandı siz bunu nasıl yorumluyorsunuz?
Rasim Öztekin – Sanatçıların dövme yaptırması toplumda dövmeye karşı ön yargıların kırılmasına yol açmış olabilir. Ama ben kişisel olarak yapılan işlemi sağlık açısından doğru bulmadığım gibi özellikle tiyatro ve sinema oyunculuğu yapan birisinin de dövme yaptırmasını pek doğru bulmuyorum.
Fatih Serdaroğlu – Neden?
Rasim Öztekin – Bir oyunda yada filmde vücudunuz gözükecekse ve rol icabı dövmeli olmamanız gerekiyorsa makyaj yapmanız gerekecek. Makyajın kapatması için belki tüm vücudunuzu boyamaları gerekecek, teninizin renk tonuyla uyuşmazlıklar olacak, terliyeceksiniz akacak falan... Yaptırmamamı ve işlemi onaylamamı gerektirecek birçok sebep var yani.
Fatih Serdaroğlu – Peki sanatçı arkadaşlarınızın dövme yaptırmasına ne diyorsunuz?
Rasim Öztekin – Her koyun kendi bacağından asılır, onların sorunu bu, beni ilgilendirmez.

Onu daha çok Okan Bayülgen’in programlarındaki babacan konuşmalarıyla biliyoruz. Aynı babacanlıkla dövme ile ilgili soruma cevap veriyor?
Fatih Serdaroğlu; Dövme hakkında sizden yorum alabilirmiyim?
Hakkı Devrim; Ben açık söylemek gerekirse “ne bok yiyeceğini bilemeyen insanların yaptırdığı bir şey olarak” görüyorum.
Diyor ve basıyor kahkahayı.

Tiyatro sanatçısı tanımlaması onu anlatmaya yetmiyor. Başkaldıran bir düşünce tarzının bu kadar sakin gözüken bir insanda olabileceği gelmiyor insanın aklına. Çok tatlı bir insan; GENCO ERKAL. Eskişehir Shakespeare Pub Restorant ta sohbet ediyoruz kendisiyle…
Fatih Serdaroğlu; dövme yaptırmak hakkında sizden düşüncelerinizi alabilirmiyim?
Genco Erkal; Kendimi dövme ile ifade etmeyi düşünmedim hiç. Ancak dövme yaptırarak ifade edenler de kendi özgürlüklerini vücutları üzerinde kullanmışlardır diye düşünüyorum. Bu işin iyi veya kötü olduğunu söylemek bana düşmüyor. Kişisel özgürlük meselesi.

Fatih Serdaroğlu -Başarılı ve birçok ödül sahibi bir yönetmensiniz. Filmlerinizde oynayan oyuncuların dövmeleri olmasına bakış açınız nedir?
Tunç Başaran- Konu gereği oyuncu dövmeli olması gerekiyorsa sorun yok. Ama bir köy ağasını oynayan adamda ejderha dövmesi varsa bu olmaması gereken bir şey tabiî ki…
Fatih Serdaroğl u- Bu gibi durumlarda dövmesiz oyuncu mu ararsınız?
Tunç Başaran- Yooo insanları dövmeli, dövmesiz diye filme seçmem ben. Yeteneği varsa teklif gider, oyuncu da kabul eder gelir. Bakarız… Eğer dövmesi var da filmin konusuna ters ise makyajla kapattırırız. Sonuçta makyajcılarımız her türlü görünümü yalancı olsada verebilirler.
Elif Göktaş Serdaroğlu - Dövmeli oyunculara sizin kişisel olarak bakış açınız nedir?
Tunç Başaran – Ben 71 yaşımdayım. Ben sinemaya adım attığımda böyle bir furya yoktu. Dolayısıyla dövmeli fazla oyuncu da yoktu. Fakat yaptırmasınlaaarrrr, dövmdürmesinleeer diyemem. Bu vücut o adamınsa istediği gibi kullanır. Ama benim insanlara karşı tavrım dövmeli olsun olmasın fark etmez. Örneğin yeni çekeceğimiz filmimize aday oyuncu Nez, Işın Karaca gibi sanatçılar var. Sizinle sohbet etmeden önce onlarla görüşmemize rastgeldiniz. Gördünüz onlarda da dövme vardı. Ama bu bizim için hiç önemli değil. Makyajla gerekirse kapatırlar. Işın ile bunu konuştuk az önce.
Fatih Serdaroğlu – Çevrenizde dövmesini beğendiğiniz insanlar var mı?
Tunç Başaran – Bence kadınların bellerinde çok estetik duruyor (gülümsüyor ve ekliyor) Yaş 70 ama iş bitmemiş değil mi çocuklar… (gülerek) Amca demek yok haaaaaa kızarım. Belki bana da bir dövme yaparız ileride. Biraz daha büyüyeyim de

Leman Sam, ismiyle, duruşuyla ve siyasi yönüyle farklı bir insan. Ablalığı ve teyzeliği kabul etmiyor. Hepimiz insanız, bireyiz diyor ve ona bir dost edasıyla soruyorum.
- Fatih Serdaroğlu; “dövmeniz var mı?”
- Leman Sam; “Hayır yok… Bu güne kadar yaptırmaya fırsatım olmadı. Karşı değilim yaptırmaya… (gülümsüyor çünkü ‘yaptırmaya karşı mısınız sorusunun geleceğini bildiğini söylüyor)”
- Fatih Serdaroğlu; “Peki hiç düşünmediniz mi dövme yaptırmayı?”
- Leman Sam ; “Evet düşündüm. Düşünmekteyim de… Çevremde yaptıran arkadaşlarım var. O’nlar da sık sık takılıyorlar seni de dövmelendirelim asiliği seversin sen diyorlar (gülüşmeler)
- Fatih Serdaroğlu; “ Dövmeyi asilik olarak mı görüyorsunuz?”
- Leman Sam; “ Hayır. Asilik olarak görmüyorum hoşuma giden bir figür olursa, zaman ayırırsam yaptırmaya neden olmasın ki? Ben zaten kanında asilik taşıyan bir insanım dövmeyi asilik olarak görmeye gerek yok. Bugün Anadolu Üniversitesi’nin radyosunda söyleşiye katıldım örneğin. Dilimi yine tutamadım, verdim veriştirdim sisteme. Ha dedim tamam radyo çıkışında polis yine bekleyecek kapıda… Yapım bu benim, böyleyim bir dövme beni asileştirmez.”
- Fatih Serdaroğlu; “Nasıl bir figür yaptırmak istersiniz?”
-Leman Sam “Bayana yakışır bir figür. Mesela güzel, renkli bir çiçek, göğsüme yaptırmak isterim hani. Güzel gitme mi sence, sanatçıya sorayım bende?” Fatih Serdaroğlu “Bunu benden isterseniz tabiki severek yapacağım emin olun. Onurdur teninize benden bir iz bırakmak!”
- Fatih Serdaroğlu ; “Yakın çevrenizde kimde var dövme?”
- Leman Sam; “ (arkasına dönüyor ve ilerideki masada kendi aralarında laf kaynatan saz ekibine sesleniyor) Vokalistimde dövme var. İstanbul’da yaptırmış O da.Geçenlerde abla gidelim hadi sana da yaptıralım dedi ama bi zaman ayarlayamadık. Konserler falan…Sende dövme var mı?”
- Fatih Serdaroğlu; “var. Bacağımda” diyerek dövmelerimden birini gösteriyorum.
-Leman Sam; “ooo çok büyük ama şirin bir şey… Renkler falan ne kadar canlı. Hayvan yerinden fırlıycak gibi duruyor. Ama ben yaptırırsam güzel bir çiçek yaptırırım. Onu koydum kafama…

Demir Demirkan; Ben ilk dövmemi yaptırdığım senelerde, dövme bu kadar popüler bir tüketim aracı değildi. Evet ilk yaptırdığımda görselliğini düşündüm. her şeyden önce kendime yakıştırdım. Şimdi boynuma kadar uzanan taşıdığım tribal dövme, bu zamanlarda yapılan üç boyutlu dövmelerin gerisinde bile kalır diyebilirim. Şimdi çevremdeki insanlarda daha gözalıcı dövmeler görebildiğimi söylemeliyim. Ancak bir o kadar da neye benzediği belli olmayan dövme taşıyanlar da var.
Fatih Serdaroğlu- Peki dövmenizi sahnede görsel bir obje olarak kullanıyormusunuz? Çünkü kliplerinizde, albüm kapaklarınızda dövmeleriniz oldukça ön planda?
Demir Demirkan- Albüm yaparken, klip çekerken başınızda her zaman bir yönetmen, bir editör bulunur. Ve bu editörler, yönetmenler her zaman piyasada ne ilgi çeker, ne trend olur tahmin etmeye çalışırlar. Çünkü günümüzde müzik tek kulak aracılığıyla satılmamakta, aynı zamanda görselliği ile de satılmakta. Dövmelerin kliplerde ve albüm kapağında ön plana çıkmasının sebebi profesyonellikle alakalı bir şey. Yoksa beni ben yapan dövmelerim değil, müziğim. Görsellik satıştaki bir paket süsünden başka bir şey değil.
Fatih Serdaroğlu- Dövmelerinizi yaptırırken çok düşünürmüsünüz? Kararsızlıklarınız olur mu?
Demir Demirkan- Hayır. Karar verir ve uygularım. Çevremden de onay beklemem. O bana ait.
Fatih Serdaroğlu- Hayranlarınızdan sizden dövmelerinizin fotoğrafını çekmek isteyen oluyor mu, hani “ben de yaptıracağım, şekli çıkartmak istiyorum” da diyen oluyor mu?
Demir Demirkan- Ah evet çok fazla.
Fatih Serdaroğlu- Peki siz nasıl tepki veriyorsunuz.
Demir Demirkan- Bence sana yakışan dövme sana özel olandır. Benimkinden daha güzel bir dövme figürü bulabilir yada çizebilirsin, diyorum. Eee tabii ki çok ısrarcı olanlar çıkmıyor değil.

Garo Mafyan ve İstanbul Gelişim Orkestrası
Fatih Serdaroğlu - Dövme yaptırmak konusunda ne düşünüyorsunuz?
Garo Mafyan - Kızım Damla yaptırmış. Pek istemedim esasında yaptırmasını da ama karışmadım. Yaptırana neden yaptırıyorsun demem. Tercih meselesi…

Fatih Serdaroğlu - Dövme yaptırmak konusunda ne düşünüyorsunuz?
Attila Özdemiroğlu- Yapan yaptırır, yorum da gerekmez diye düşünüyorum.
Fatih Serdaroğlu - Çevrenizde dövme yaptıran ses sanatçıları oldu, dövmeleri hakkında hiç konuştunuz mu kendileriyle?

Fatih Serdaroğlu; Dövme yaptırmak konusunda bir yazar olarak ne düşünüyorsunuz?
Aydın Boysan; Her işin ardında mantık aramamak lazım. Bazı işler de mantık olmaz. Dövme yaptırmak ta böyle olsa gerek. Adam istemiş, kendine yakıştırmış yaptırmış, bana ne? Bizim milletimizde her şeyi tanımlamak, isimlendirmek gibi bir alışkanlık var. Bu iyidir, şu kötüdür. Bazı şeyler tanımsız kalabilir. Bana göre bu işin konuşulmasından daha önemli olan senin gibi bir kardeşimin dövme yapan bir dövmeci kimliğinin önüne yazarlık ünvanını koymuş olmasıdır. Yazmaya, çizmeye devam… Söz uçar yazı kalır. Unutulmayacaksın.

ÜNLÜLERİN YAPTIRDIĞI DÖVMELER HAKKINDA BİLGİ
”Türkiye’de Dövme Sanatı” kitabı yazarı Fatih Serdaroğlu, tattooya meraklı okuyuculara özel bir derleme yaptı. Magazin haberlerinden derlenen bu bilgiler hayran olduğunuz sanatçıların taşıdığı dövmeleri içeriyor. Her birinde ortak bir taraf var. Tattooları yaptıran tüm sanatçılar, kendi yaşamlarını yansıtan figürleri kazıtmışlar vücutlarına. Bu çok dikkat edilmesi gereken bir ayrıntı. Popüler kültürün tükettiği tattoo : dövme ünlülerin vücudunda birer felsefe olarak sergileniyor. Görselliği de yok değil tabiî ki… Şimdi bu sanatçıların hayatına bir göz atalım.

ZARDANADAM ROCK GRUBUNUN (TOLGA KAYA VE ERBATUR ÇAVUŞOĞLU) DÖVMELERİ ÜZERİNE SÖYLEŞİMİZ / İSTANBUL
İstanbul’da yönetmen arkadaşım Çağrı Güven’le dövme üzerine çekmeyi planladığımız belgesel & kısa filmler üzerine muhabbet ederken kliplerini çektiği Zardanadam Grubuyla akşam Beşiktaş’ta barda buluşacağını söyledi. Beraber gidelim röportaj ayarladım sana da, dövme üzerine dedi. Barda yeni yapacakları klibi konuşurken arada röportajımı da çıkartmış olduk. Tolga ve Erbatur grubun dövmeli elemanları. Ve dövmelerini yaptırış düşünceleri, anlam yükleyişleri açısından birçok insana örnek olmalı diye düşünüyorum. Estetik kaygıdan ziyade kendi yaşam felsefelerini yükledikleri dövmelere sahipler… Yapan arkadaşta hakkını vermiş doğrusu… Grup hakkında ayrıntılı bilgi için www.zardanadam.com

Fatih SERDAROĞLU – Bildiğim kadarıyla tiyatro sanatçılarına dövme yasağı var. Yada yaptırmaları önerilmiyor. Siz ne düşünüyorsunuz dövme konusunda? İlk defa bir tiyatro sanatçısıyla dövme üzerine söyleşi yapıyorum.
Ali ÇATALBAŞ – Oyuncular çok çeşitli karakterler canlandırdıkları için yaptırmıyorlar. Ama ben dövme taşıyan birçok oyuncu gördüm. Hastasıysa adam, mesleğim bu kadarını da tolere etsin diye düşünüp yaptırıyor. Özellikle genç sanatçıları durdurmak mümkün değil şimdi. Hem tiyatro sanatçısı olup, hem işini de ciddiye alıp, dövme yaptıranlar var. Ahlaki olarak bir sorun olduğunu düşünmüyorum. Kişinin tercihi.

Fatih SERDAROĞLU – Dövme yaptırmak konusunda ne düşünüyorsunuz?
Murat Yılmaz YILDIRIM – Kalıcı dövme yaptırmaya tamamen karşıyım. Çünkü insan değişim ve gelişim gösteren bir varlıktır. Şu an yaptırdığın bir dövme 10 sene sonra sana çok saçma gelebilir. Pişmanlık duyup vücudundan atamayabilirsin. A dan Z’ ye herşeyin değişebilir ama dövme kalır orada. Geçici olarak eyvallah takı takmak gibi normal karşılayabilirim ama hele hele müzik dünyasında falan bazı hilkat garibelerinin insan olmadığını düşünüyorum. Daha homosapien aşamalarında takılan yaratıklar.

Fatih SERDAROĞLU – Grupta kimde dövme var?
Burak – Zannedersem birtek bende var.
Özgür – Ben vücudumda herhangi bir şekilde değişiklik yapılmasından, müdahelede bulunulması durumundan tedirgin oluyorum. Şu ana kadar ne küpe, nede piercing taktım bundan sonra da olmaz.

- Fatih Serdaroğlu ; Dövmeniz var mı?
- Cem Köksal; Dövmem yok. Ama sakın bu karşı olduğum anlamına gelmesin. Şu ana kadar düşünmedim yaptırmayı. Kendimi böyle bir şeyle ifade etmeyi düşünmedim her şeyden önce. Müzik zaten yeterince yer kaplıyor bende…

DEEP PURPLE ve RAINBOW GRUBUNUN DÜNYACA ÜNLÜ SOLİSTİ JOE LYNN TURNER
(Joe Lynn Turner ile Cem Köksal ekibinde solist olarak Türkiye’ye geldiğinde görüştük. Sıkı bir RAINBOW dinleyicisi olarak onunla söyleşi yapmak ta ayrı bir zevkti tabiî ki. Sıcak, mütavazi ve dostça yaklaşımı ile onu birkez daha sevdim. Takdir ettim.4 Mayıs 2006)

31 Ocak 2007 İstanbul/ Fenerbahçe Samandıra Spor Tesisleri
Dövmesi olan ünlüler… Bu ünlülerin dövmelerini yapan saygı değer meslektaşlarımın aralarında oluşan arkadaşlık, dostluk ilişkileri… Profesyonel dövme sanatının diğer bir sosyal yönü. Çünkü her dövme yaptıran kişi, yapan kişiyle sterilizasyondan tutun da işçiliğin nasıl verileceği ve ileriki hayatında dövmesine nasıl bakacağına varan ciddi bir ‘iz’ in sohbet tadında bilgi alışverişini yapmaktadır. Yapmalıdır. Tabiî ki bu sohbet bir malı alıp satmaktan öte, bir ‘Sanat Eserini’ nasıl ortaya koyacağının genel organizasyonunu aktarmak şeklindedir. Dövmeyi yaptıracak kişinin kafasında canlananı anlatacağı, dövmeyi yapanın da işini nasıl icra edeceğini aktaracağı bu dialog tabiî ki yerine göre güzel arkadaşlıklara, dostluklara kapılar açmakta…

PAMELA SPENCE; “ HER KONUDA ÇOK SEÇİCİ BİR İNSANIM, İŞ DÖVMEYE GELİNCE DAHA FAZLA…”
Fatih - Dövmeniz var mı?
Pamela - Evet var. Belimde.
Fatih - Ne zaman ve kime yaptırdınız?

Hayko Cepkin….
Değişik pandomime benzer hareketleri ve müzik tarzıyla bir anda gençlerin gözdesi oldu. Hayko; müzik piyasasının sonradan damdan düşer gibi patlayanlarından değil. Kendisi bir klavye virtüözü. Ve dahası dahası da var… O eski bir dövme sanatçısı. Gelin sonrasını kendisinden dinleyelim.

FERİDUN DÜZAĞAÇ’LA DÖVME ÜZERİNE
Fatih - Dövmeniz var mı?
Feridun - Dövmem yok.
Fatih - Dövme yaptırmaya karşımısınız?